OSMANLI ŞEYHULİSLAMI EBUSUUD EFENDİ’NİN (1491-1574) ALEVİLER HAKKINDA VERDİĞİ FETVALAR

OSMANLI ŞEYHULİSLAMI
EBUSUUD EFENDİ’NİN (1491-1574)
ALEVİLER HAKKINDA VERDİĞİ FETVALAR:

Osmanlı’nın Şeyhülislamlarına göre Aleviler;

“Ar, namus tanımazlar, bilmezler. Şeriata aykırı düşünce ve inanç içindedirler. Şeriatı küçümserler, Kur’an’ı hafife alırlar. İlk üç halifenin halifeliğini inkar ederler.Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a söverler. Peygamberin eşi Ayşe’ye söverler. Kafir ve ehl – i fesattırlar, dinden dönmüşlerdir. Başlarına giydikleri, küfür ( kafirlik ) ve Kızılbaşlık işaretidir. Hem dinsizdirler hem de sultana isyan ederler. Kadınlarının ve erkeklerinin nikahları batıl ve geçersizdir. Bu nedenle çocuklarının her biri zina ( veled – i zina ) çocuğudur. Ehl – i din olan akrabalarından dolayı miras hakları yoktur. Kestikleri hayvanlar murdardır, etleri yenmez. Okla, köpekle, doğanla avladıkları dahi murdardır. Topluca öldürülmeleri gerekir. Onları öldürmek için yapılan savaş, en büyük, en kutsal savaştır. Bu uğurda ölmek şehitliğin en ulusudur. Tamamını öldürüp yok etmek Müslümanlar için farzdır.

Onlara eğilim duyanlar, onlara katılmak isteyip de yakalananlar ve onlara yardımcı olanlar, onlar gibi kafirdirler, öldürülmeleri vaciptir.

Kızılbaşların malları, çocukları ve karıları müslümanlar için helaldir, ganimettir. Kızılbaşların pişmanlıklarının, tövbelerinin, yalvarmalarının hiçbir değeri yoktur. Öldürülmeleri vaciptir.”

MESELE:“Muaviye hayırlı bir kişi değildir” diyen bir kimseye şeriat uyarınca ne yapmak gerekir?

EL CEVAP:Ta’zir olunur. (azarlanır, uyarılır.)
“Bu kanunlar ve fetvalarla ehl-i sünnet inancına ve Hanefi fıkhına dayalı bir devlet ve toplum düzeni oluşturulmuştur. Bu inanç ve düzene ters düşen her tür davranış ve düşünce akımlarına Ebussuud Efendi şiddetle karşı çıkmıştır. Tüm batıni (içrek) inanç ve davranışların yanısıra vahdet-i vücud (varlık birliği) inancına dayalı bir tasavvuf (gizemcilik) anlayışını bile zındıklık (dinsizlik) ve ilhad (dinden çıkma) saymış, bu inanç sahiplerinin şer’an öldürülmelerinin gerektiği yolunda fetvalar vermiştir. »

MESELE: Müezzin ezan okurken o yana dönüp “bin kere çağırsan bizden sana varan yoktur” diyen bir kişiye ne yapma gerekir?

EL CEVAP: Alaya alıp dalga geçme sözkonusudur. Kişi kafir karısı da boş olur.

MESELE: Bir kişi şaka ile “kalabalık cennetten tenha cehennem yeğdir” dese, o kişiye ne yapmak gerekir?

EL CEVAP: Kafir olur, kafirlere yapılması gereken yapılır.

KIZILBAŞ TAİFESİNİ YERYÜZÜNDEN SİLMEK GEREK!

MESELE:Kızılbaş topluluğunun şeriat kuralları uyarınca toplu olarak katledilmeleri helal olup, katl eden gâzi ve bu sırada Kızılbaşlar tarafından öldürülenler şehid olurlar mı?

EL CEVAP: Kızılbaşlar’ın topluca öldürülmeleri helal olup, bu din uğruna yapılan büyük savaştır. Bu savaşta ölmek de şehitliğin en ulusudur.

MESELE: Yezid’e kâfir diyen bir kimseye şeran ne lazım olur?
EL CEVAP: Kazaen birşey lazım olmaz, fakat dinsel açıdan tövbe etmesi, Allahtan bağışlanmasını dilemesi gerekir. Aksi halde Yezid’in ardında cuma namazı kılan peygamber ümmeti aşağılanmış olur.

MESELE: Bir zaviyenin ibadet yerinde çeşitli kişiler ile oğlanlar biraraya gelip türlü nağmelerle “tevhid” ederlerken (lâilahe illâh: Tanrıdan başka Tanrı yoktur) tevhid sözünü değiştirip
kah “dil-i men” (benim gönlüm) kah “can-ı men” (benim canım) deyip ve kah;
Sen bir ulu sultansın
Canlar içinde cansın
Çün ayan gördüm seni
Pinhan kayusu değil
deyip ve kah;

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver onları
Bana seni gerek seni

diye göğüslerini dövüp garip hareketler yaptıklarında, mahalle ahalisinden bazı kimseler adı geçen zaviyede şeyh olan kimseye; -Bu hareketlere niçin razı oluyor ve yaptırıyorsun dediklerinde o kişi; “Size ne!” Biz cin ve insanı ibadet etsinler diye yarattık” (Zariyat suresi 56. ayet) ayetiyle cevap verirse, adı geçen kimseye şeriata göre ne yapmak gerekir?

EL CEVAP: Bunların anılan sözleri ve hareketleri tam anlamıyla taşkınlık olup cennet hakkında söylemiş olduğu çirkin sözler açıkça dinsizliktir.
Öldürülmeleri mübahtır.
Şeyhleri olan dinsiz, anlatılan söz ve hareketler için “yaparlarsa ne olur” demekle kafir olduğundan başka yaptıkları kötü işi ibadet sayıp kutsal ayeti de ona kanıt olarak göstermekle yine kafir olur.Bu inançtan dönmezse ortadan kaldırılması gerekir.

MESELE: Kızılbaşların önderinin Tanrı Peygamberinin (Muhammet’in) soyundan olduğu söyleniyor. Bu durumda, Kızılbaşların öldürülmelerinin helal olduğundan biraz kuşku duyulamaz mı?…

EL CEVAP: Hâşâ, en küçük kuşku duyulmaz. Kızılbaşların yaptıkları kötü işler, o temiz peygamber soyuyla bir ilgilerinin olmadığını göstermeye yeter. Ayrıca babası İsmail ortaya çıktığında, İmam Ali er-Rıza ibni Musa el-Kazım’ın mezarının bulunduğu ve diğer yerlerdeki büyük seyyidleri zorlayarak kendi soyunu da onlarınkinden göstermek istedi. Direnenleri öldürttü. Bazı seyyitleri kıyımdan kurtulmak için bu isteğe boyun eğmişler, fakat dikkat edenlerin anlayabilmesi için de onun soyunu kısır bir seyyide bağlamışlardır.

Ayrıca, soyunun peygambere dayandığı doğru olsa bile, dinsiz olunca diğer kâfilerden ayrımı kalmaz. Ancak ve ancak doğruluğu tartışılmayacak olan kutsal şeriat töresine uyanlar ve onun sağlam kurallarını koruyanlar peygamber soyundan olabilir. Örneğin, Kenan, Nuh Peygamberin oğluydu ama onun yolundan çıkmıştı. Nuh Peygamber, Kenan’ın kurtulması için yalvardığında, Tanrı, “O senin soyundan sayılmaz…” demiş, Kenan da, öbür kâfirlerle birlikte boğulup cezalandırılmıştı…

Eğer büyük peygamber soyundan gelmek azabdan kurtulmaya yetseydi, Âdem Peygamber soyundan geldikleri için, bütün kâfirler bu dünyada ve öbür dünyada asla azaba düşmezlerdi…

M. Ertuğrul Düzdağ

Ebusuud Efendi’nin Fetvaları

Bir Cevap Yazın