Nevruz ve Hz. Ali’nin doğum günü kutlu olsun!

Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart Nevruz bütün Ortadoğu ve Orta Asya halkları için ”Yeni Gün” anlamına gelir!
21 Mart ilkbaharın hayat bulduğu, tüm tabiatın yeniden canlandığı, kış uykusuna yatan canlıların toprak altından yeryüzüne çıktığı ve yeni bir hayatın başladığı gündür…
”Yeni gün” anlamına gelen Nevruz Aleviler için başka anlamların yanı sıra Şah-ı Merdan Ali’nin doğum günü olarak kabul edilir.
Bu nedenle birçok ”Nevruziye” de buna vurgu yapılır.
Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi;
“Sultan Nevruz günü canlar uyanır,
Hal ehli olanlar nura boyanır.
Aşık olan canlar bugün gelirler,
Sultan Nevruz günü birlik olurlar”
Birlik günü anlamına gelen bu günün ruhuna uygun davranmak için biz üç alevi federasyonu olarak bir aradayız.
21 Mart Nevruz yeni gündür.
21 Mart Hz. Ali’nin doğum günüdür.
Aleviler bundan dolayı 21 Mart Nevruz bayramını, hem ”Sultan-ı Nevruz” olarak hem de Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutlarlar.
Çünkü Nevruz, sevgi ve mutluluğun alevlendiği, yeşerip boy verdiği bir gündür.
Böyle kutsal bir günde Hz. Ali’yi ve Nevruz’u alet ederek, Alevileri siyasi çıkar aracı olarak kullanmak isteyenlerin tavrı da, Alevilere kendilerine göre don biçmek isteyenlerin tavrı da kabul edilemez.
Böyle kutsal bir günde farklı inançları bir zenginlik olarak görmeyip, inançlar ve kimlikler arasında kutuplaştırma yaratanları, Alevilerin ibadethanesi olan Cemevi’ni ibadethane görmemekte ısrar eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da, Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmek istemeyen herkesi de kınıyoruz.
Alevilerin ibadethanesi Cemevi’dir.
İbadetleri Cem’dir.
Cemdeki 12 hizmettir, döndükleri semahtır, okudukları nefeslerdir…
Bizim inancımız bellidir;
Bizim inancımız 72 milleti bir görür.
Çünkü bizim inancımız için kutsal olan insandır.
Bizim inancımız için aslolan eşit yurttaşlık çerçevesinde ayrılık değil, birliktir.
Bundan dolayı da bizim inancımız yan yana barış içinde yaşamanın temel kriteri olarak laiklik ve demokrasiyi öne çıkarır.
Bundan dolayı inanç iktidar için bir araç olarak görülmez. İnanç üzerinden siyaset yapılmaz.
İsteyen istediği gibi inanır, istediği yerde ibadet eder…

Çünkü, bizim inancımızda ilim ve bilim hep öndedir.

Bundan dolayıdır ki; Hz. Muhammed ”ilmin şehri benim, Hz. Ali de bunun kapısıdır” demiştir.
Bu yaklaşım yüzlerce yıldır böyledir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi ”ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktr.” diyenlerin, Alevileri hep yok sayanlarla, ötekileştirenlerle uzaktan yakından ilişkisi olamaz.
Alevileri yok sayan zihniyetin de, bu zihniyetten destek alarak Alevilikle ilgili konuşanların Alevilikle de, Alevi örgütleri ile bir ilişkisi yoktur.
Böyle düşünenlerin ve davrananların yolu çıkmaz bir yoldur.
Ülkemizi sevmenin yolu, ayrılıkları öne çıkarmaktan geçmez.
Ülkemizi sevmenin yolu herkesi olduğu gibi kabul etmekten geçer.
21 Mart gibi gece ile gündüzün eşitlendiği; Anadolu’da, Ortadoğu’da, Orta Asya’da bütün halkların ”yeni gün” anlamına gelen Nevruz’un bütün insanlık alemine hayırlı olmasını diliyoruz!
Herkesin dilediği gibi inandığı, dilediği gibi ibadet ettiği, şiddetin ve ayrımcılığın, nefretin ve savaşın olmadığı barışın ve kardeşliğin hakim olduğu günler dileğiyle herkesin Nevruz’unu kutluyoruz…
Bu hayalimizi gerçekleştirmek için gelin bir olalım, iri olalım, diri olalım…

21 Mart 2018, İstanbul

Alevi Dernekler Federasyonu
Alevi Vakıfları Federasyonu
Alevi Bektaşi Federasyonu