ALEVİ İNANCIDA DİĞER İNANÇLAR KADAR KUTSAL VE DEĞERLİDİR

ALEVİ İNANCIDA DİĞER İNANÇLAR KADAR KUTSAL VE DEĞERLİDİR

Aleviler kimseyi inançlarından dolayı aşağılamıyor, eleştirmiyor, küçümsemiyor ve inançlarının yanlışlığını (veya doğruluğunu) tartışmıyor.

Misal Aleviler ne geçmişte ne günümüzde Sünnilere, Şiilere, Hristiyanlara, ateistlere yönelik tenkit, küçümseme, aşağılama, hor bakma ve onlara akıl verme, yön gösterme hadsizliğinde bulunmuyor, her insanı inancı ve doğrularıyla kabul ediyor, saygı gösteriyorlar.

Bu açık bir gerçekken, her ne hikmetse Sünnisinden tutalım ateistine kadar her önüne gelen Alevilerin inancını, ibadet anlayışını, değerler manzumesini eleştiriyor, hakaret ediyor, Alevilere yön verme hadsizliğinde bulunabiliyor.

Ha bire Alevilerin inançlarının yanlış olduğu, ibadetlerinin doğru olmadığı ve gerçek inancın, ibadetin yalnızca kendi ibadetleri, inancı olduğu dayatmasında bulunabiliyorlar.

Alevilerin sayısal olarak azınlık olması, örgütsüz ve birlikte uzak olması, inanç ve tarih bilinci noktasında yeteri donanımda olmaması, her türlü devlet ve iktidar olanaklarından yoksun olması, Alevilerin inançlarını değersiz, ibadetlerini geçersiz kılmaz.

Kimsenin ne haddidir, ne hakkıdır, çoğunluk olmalarına güvenerek, iktidarda bulunuyor olmaya yaslanarak Alevilerin ibadet ve inançlarına hakaret etmesi.

Bize göre ibadetlerimiz diğer ibadetler kadar değerlidir, kutsaldır, Hakk’ın katında kabul ve makbuldür.

İnancımız sizin inancınız kadar, değerlerimizi ve doğrularımız sizinkiler kadar dokunulmaz ve kutsaldır.

Size yönelik en küçük bir eleştiride bulunulduğunda yer göğü titretir ve her yol ve yöntemle bastırmaya, yok etmeye çalışırsınız bunu yapanları.

Peki siz neden bu haksızlığı ve hadsizliği yapıyorsunuz?

Nasıl bu kadar eminsiniz ibadetinizin doğru olduğuna, inancınızın yegane makbul inanç olduğuna?

Hem olsa dahi bu size Aleviliği veya başka bir inancı küçümseme, aşağılama hakkı vermez.

Ne yazık ki insanlıktan nasibini almamış, kendisinden başka hiç kimseyi doğru kabul etmeyen bir cehalet ve yobazlıkla karşı karşıyayız.

Gücüne, sayısal çoğunluğuna ve iktidarına güvenerek her türlü haksızlık meşru kabul ediliyor.

Gerçeklik budur.

Cennet bir dünyada yaşamıyoruz.

Yaşamadığımız için güçlü olan ne kadar çelişkili, haksız ve yamuk olsa dahi kendisini doğru diye dayatabiliyor.

Kendisine yapıldığında feryat figan ettiği bir davranışı hiç çekinmeden, zerre vicdan hesabı yapmadan başkasına yapabiliyor.

Din adına, ulus adına veya başka bir şey adına bunu yapabiliyor.

O halde sözüm Alevileredir;

Kendinize, değerlerinize, ibadetinize bağlı kalın, inanın ve güveninin.

Azınlık olmak, iktidar olanaklarından yoksunluk sizin inancınızı yanlış ve gereksiz olduğu anlamına gelmez.

Direnir, mücadele ederseniz, yarin bir gün devran değişir.

İmkanlar çoğalır, sayısal çoğunluk oluşur ve bu gün ahkam kesenler kuytu köşelerine çekilirler.

İnanın ve emin olun ki ibadetiniz olan cem, orucun olan Muharrem ve Hızır Orucu, bayramlarınız, değerleriniz yani bir bütün halinde Aleviliğiniz Hakk inancıdır, hakikat yoludur.

Alevilikte diğer inançlar kadar kutsal, doğru ve değerlidir.

Hiç bir inanç Alevilikten üstün değildir ve Alevilikte diğer inançlar kadar haktır.
Remzi Kaptan

Bir cevap yazın